dem logosu-pazarlama marka

Bu blogta bir çok konudan bahsedildi. Ne hikmetse bu aralar mekanlardan gidiyorum 🙂 Bunlara bir yenisini eklemek adına bu sefer “Dem Cafe Karaköy” mekan analizini yapmak istiyorum.Tabi bunu yaparken yine mekanı marka-pazarlama pencerisinden  değerlendireceğim.

Son dönemlerde özellikle yeme-içme kültürü ve mekan atmosferleri ile popülerliğini oldukça artıran Karaköy’ün belkide ilk popüler mekanlarından olan DEM cafe dikkatimi çekti. Nasıl ki Starbuck’s mağaza atmosferini pazarlamasının temeline oturtup, bizlere bin bir çeşit kahve içiriyorsa, ülkemizde de buna benzer sadece ürün değil, “atmosfer pazarlaması” nı markasının temeline oturtmuş mekanlar giderek artmakta…

Bu pazarlama stratejileri, biz Türklerin vazgeçilmezlerinden olan “çay” içinde yapılamaz mı düşüncesi kafamda dolanırken (hatta Çaykur , Lipton bu tarz bi işe neden girmez derken) DEM çıka geldi. DEM’i duyduğum zaman aklıma bir konferansta ünlü marka danışmanı abimiz Güven Borça’nın  Türkiye’de markalaşmada ‘’çay zincirleri’’ oluşabilir, burada önemli bir potansiyel var sözleri geldi. Akabinde hemen bir twetle kendisini de konuya dahil ettim. Şöyleki

Dem’in içerisine girdiğinizde öncelikle sizi ilk etkileyen atmosfer oluyor. Küçük tablolar, taze çiçekler, keyifli rahatlacı müzikler köşeli minderimsi rahat koltuklar size ev rahatlığı ile huzur veriyor.Yani çay’dan önce ilk başta mekanın atmosferi pazarlanmış. Bu tarz durumları ben biraz sağlam bir müzik sisteminde pek beğenmediniz  bir şarkı bile dinleseniz  kulağa hoş gelir ya aynen buna benzetiyorum (buranın çayları harika o ayrı). Çevremden gözlemlediğim ise DEM denilince ilk duyduğum şey “60 çeşit çay varmış” sözü, bence bu mekanın tanıtımı, pazarlanması için adeta sihirli bir cümle haline gelmiş. Mekanı bilmeyenler bile 60 çeşit çay olduğunu biliyor. Buradan gidilmesi son derece başarılı ve akılda kalıcı.

dem cafe atmosfer

dem cafe atmosfer içerisi

dem cafe atmosfer dışarısı

dem cafe atmosfer dışarısı

İsmi kısa, çay’ı, belkide çayın kalitesini çağrıştıran DEM kelimesi gayet başarılı bir tercih.

Logo siyahın üzerine beyaz DEM yazısı…basitlik, kalite, prestij algısı birarada.

DEM bir insan olsaydı sanırım kültürlü, çevresine huzur veren bilge biri olurdu. Yani diğer ifade ile DEM’in bu marka kişiliğine sahip olduğunu düşünüyorum.

Ürün’lere gelince…

Menülerinin 2’ye ayrılması güzel. Sadece çaylar ve atıştırmalıklar olarak.

Yani asıl odak noktaları olan çay, atıştırmalıklar arasında kaybolmuyor.

Ve tabi çay menüsünde de çayları kırmızı, siyah, yeşil, beyaz vb. şekilde segmentasyonunun  sağlanmış olması da müşterilere tercih anlamında epey kolaylık sağlamakta.

Ve hangi çay neden içiliyor? Nelere iyi geliyor, aromaları, ülkesi vb. bilgilerin samimi, güzel bir dille anlatılmış olması sadece çay değil adeta bir kültür deneyimi de sağlamakta.

Çay servisinin fincan dışında çayın ülkesine göre oralara özgü demliklerde servis edilmesi de ayrıca başarılı.

Fincan’ın içine çay’ın demlenmesi için bırakılan tel topaçlar çok farklı daha önce hiç görmemiştim.

Deneyimlediğim White Melon ve Tirebolu çayları enfes.

melon çay ve servis elemanı

melon çay ve yeni bir servis hazırlığı

Çay fincanının yanında sallama çay poşeti şeklinde bisküvili çikolatası çok yaratıcı 🙂

a bi de wifi şifreleride enteresan, dem burada da farkını belli etmiş 🙂

Kendilerine özgü, İstanbul resimleri ile bezenmiş “dem”kağıt bardakları ile resim çekilip sosyal medyada virallememek sanırım imkansız 🙂 Kalemlik olarak kullananı da gördüm, çok fonsiyonlu yani…

Fiyat aralıkları ise  yanlış hatırlamıyorsam çayına göre 7-15 TL arasında değişmekte. Yani çokta ucuz olduğu söylenemez. Fakat lezzet, mekan atmosferi gibi kavramların totaline bakılırsa olması geren fiyat bence de bu.

Konum olarakta ilk olmalarının verdiği avantajla rahatlıkça bulunabilecek merkezi bir noktada olması kesinlikle avantaj.

Dem’in yayılmasında elbetteki internet, sosyal medya gibi mecraların katkısı oldukça büyük fakat bence en büyük etki pazarlamada Word Of Mouth (WOM) yani kulaktan kulağa ya da ağızdan ağıza pazarlama diye çevirdiğimiz pazarlama şekli olduğunu düşünüyorum. Çevresinden duyan internette küçük bir araştırmadan sonra bu yer hakkında detaylı bilgi sahibi olabiliyor.Bunda ayrıca DEM’in güncel bir internet sayfası http://www.dem-istanbul.com/  haftanın çayı, bir köşenin bloklarına ayrılması vb. farklı iletişim çalışmaları ile çoğu mekan sitesinden ayrılmış oldukları görünmekte.

Ayrıca çoğu mekanın ve markanın örnek alabileceği güncel, karşılıklı etkilişimli bir sosyal medya tarafınında olması DEM’in marka bilinirliğini oldukça arttırmakta.

Benim burada yazdıklarım DEM Karaköy  üzerinden, yakın zamanda Bebek’te de açılmış. Umarım bu zincir DEM’in marka konumlandırmasını bozmadan, doğru lokasyonlarda ve doğru hamlelerle devam eder. Kim bilir belki ileride her yerde olmasa bile butik özelliğini koruyarak dünyanın önemli noktalarında DEM markasını duyarız 🙂

Sevgi,Saygı,Mutluluk 🙂

https://twitter.com/aliemresuslu

Bana, Fanta’ya sarı kola diyen adamın basit düşünce yapısını ver Allahım…

Reklamlar