576x432_0

 

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve İşletme Kulübü’nün düzenlemiş olduğu ADhere Reklamcılık Günleri reklam ve marka dünyasının birbirinden değerli isimlerini buluşturdu. Bu etkinlik gerek üniversite gençliği için gerekse de iş hayatına yeni başlayan ve atılımlar peşinde olan gençler için bulunmaz bir fırsattı. Bu vesile ile marka ve ajans tarafından belki gündelik hayatta kolay kolay bir araya gelemeyeceğimiz kişilerle buluşma ve kendilerine soru sorma fırsatı doğmuş oldu. 2 gün gerçekleşen bu etkinlikte önemli gördüğüm kısımları sizlerle paylaşmak istedim.

Adhere ilk günü açılış konuşmasını Tribal Worldwide İstanbul Ajanstan, “Vodofone’la Beşiktaş Hikayesi” konu başlığıyla Arda Erdik gerçekleştirdi. Beşiktaş İnönü stadının yıkılıp yerine Türkiye’nin ilk akıllı stadyumu Vodofone Arena’nın Beşiktaş ve Beşiktaşlılık ruhunu da arkasına alan bir kampanyanın tüm aşamalarını kademe kademe bizlerle paylaştı. En büyük sorun ortada ürünün olmaması imiş yani stat. Fakat doğru strateji ve iletişim çalışmaları ile istenilen noktalara gelinmiş. Bu kampanya’nın en başarılı tarafı sanırım Vodofone Arena twitter hesabı olmuş. Burada markanın iletişimini yaparken tribün ruhu ve dili ile çeşitli paylaşımlar yapılmış ve hedeflenen Beşiktaş taraftarı yakalanmış. Hatta taraftarlar bu projeyi o kadar sahiplenmişler ki, Vodofone Arena onların  #statabi si oluvermiş. Sevinçte, kederde taraftar ile iç içe samimi bir iletişim yakalanmış. Arda Erdiğin anlattıklarına göre 15 yıllıkta Türkiye’de pek eşine rastlanmayan bir sponsorluk projesi doğmuş. Ve yine Arda Erdiğin dediği gibi “iyi iş her şeyi çözer“ 🙂

Diğer bir panelde “Digital Nereye Gidiyor” Sorusu Nereye Gidiyor? Konu başlığı ile Enis Orhun(C-Section), Viktor Kuzu (Blab), Burçin Kalkan (Kompüter) gibi reklam dünyasının önemli isimleri bizlerle birlikte oldu. Geçen konuşmalara şöyle bir baktığımda digital her iş kolunda olduğu gibi reklamcılık ve marka dünyasında da hızlıca ilerliyor fakat aslına bakılırsa reklam yine var fakat bu sefer internette, mobil vb. yerlerde yani mecralar değişiyor bunun vurgusu yapıldı yani gazete şimdi var, ilerde belki yine olacak fakat artık insanlar daha çok internetten gazete okuyacak. Burada önemli olan hedef kitlenizin nerede olduğu. Yani siz orada değilseniz, yanlış mecralarda isterseniz ağzınızla kuş tutun hepsi çöp. Burada ön plana çıkanlar Kompüter Ajansın Garanti Deneysel Bankacılık reklamları, Blab Ajansın meyhanedeyiz.com projesi ve C- Section’ın Coca-Cola için yaptıkları kampanyalar ve özellikle Rock’n Coke Tarık Mengüç virali oldu. Bir çok insanın  Tarık Mengüç’ün yaptığına inandığı ‘’Rock’n Coke’da ben niye yokum’’ klibi festivalin tanıtımı için son derece etkili bir kampanya olmuş.

11033188_10153130217238540_3361531280353146468_n

“Gerçekte Trend Olan Ne?  Konu başlığındakikonuşmacılardan ise Pelin Özkan (MediaCat), Eren Alphan (adamlaryapıyor.com) ve Nüzhet Algüneş (OMD) bizlerle oldu. “Yapılan işler, insan hayatına değer katabilirse o işler trend oluyor” diyerek işin özüne inen Pelin Özkan, markalar için trend, hikaye anlatmaktı fakat artık hikaye anlatmak yetmiyor. Müşterinin artık bu hikayeyi yaşamak istediğini belirtti ki bence de çok doğru bir tespit. Yani bir şeyi deneyimlemek son derece önemli. Zaten markaların son dönemlerdeki pazarlama kampanyalarına da baktığımızda deneyim pazarlamanın önümüzde ki yıllarda önemi daha da artacak gibi duruyor.

Adamlaryapıyor.com dan Eren Alphan’ın da üzerinde durduğu konular genellikle markaların daha fazla bilgilendirme ve eğlendirme işlerine girmesi gerektiğiydi.

Yani bir kişi işten eve gelip, yemek yedikten uyku moduna geçene kadar zaten net 1-2 saati kalıyor.

Bu değerli zamanda insan bilgilenmek ve özellikle eğlenme derdine giriyor. Markalar buralarda tüketiciyi yakalarsa rakiplerinin önüne geçeceğini bizlerle paylaştı. Yani bir şeyi pazarlıyorsan bunu hissettirmeden, tüketicinin gözüne sokmadan yapmalısın ve tabi ki hayatını kolaylaştırmalısın şeklinde nokta atışları bol olan sohbetvari bir konuşma gerçekleştirdi.

Nüzhet Algüneşin’in kısa sunumundan ise aklımda kalanlar

Herşey hızlı şimdiyi yakalamak çok önemli.

Markalar ileride yaşlılara bir şeyler pazarlamaya çalışacak çünkü onların o zaman hem paraları olacak hem de gençler gibi marka sadakati düşük olmayacak.

Şuan çokluk ekonomisi var, eskiden ise yokluk.

İçerik pazarlama markalar için çok daha değerli olacak.

Türkiye’de ileride vloggerlar patlayacak .

YouTube’da kanal sahibi olmak son derece değerli olacak.

Ve eğer pazarlama işi ile uğraşıyorsanız Neden böyle yapıyorum? Sorusunu kendimize sıkça sormamız gerektiğini söyledi. Sorunun ana kaynağına inmede sanırım bu basit gibi görünen zor soru bizlere kesinlikle faydalı olacak. Nüzhet Bey bilgi birikimi ve enerjisi ile gerçekten çok net bir sunum gerçekleştirdi.

İlk günün kapanışında ise Reklamcılık dünyası için oldukça değerli, arşivlik bir çalışma olan ve Reklamcılar Derneği’nin 30. yıldönümü için çekilen Logoyu Büyütenler Belgeseli ile keyifli bir ilk gün kapanışı gerçekleşmiş oldu.

İzlemeyenler için

https://twitter.com/aliemresuslu

Bana, Fanta’ya sarı kola diyen adamın basit düşünce yapısını ver Allahım…

Reklamlar