Tavsiye Ettiğim 15 Pazarlama-Marka Web Sitesi & Bloğu

Pazarlama-marka konuları gerek teoride gerekse de pratikte devamlı yenilenen, trendlerin çok sık güncellendiği alanlar. Bu noktada kendimizi diri tutmak adına özellikle dünyada ve Türkiye’de olan biteni kaçırmamak, en azından yakalayabildiğimizi yakalamak son derece önemli. Bu noktada  takip etmekten keyif aldım, sizin içinde yararlı olduğunu düşündüğüm pazarlama-marka ile ilgili Türkçe web sitesi ve blog tavsiyelerim sizlerle

Reklamlar

Berlin, taş, pazarlama

Çevremizde çok şey pazarlanıyor. Ev, araba, tv, akıllı telefon, kıyafet, kahve, hizmet bi dünya şey.

Bazı şeyler için bunun da pazarlaması yapılır mı? diye akıllara gelen fakat uygulamaya geçilmeyen yada hiç akıllara gelmeyen şeyler.

Mesela bir ‘’taş parçası’’

Çağrı merkezinde bir küçük farklılaşma

Bankanızın bir ürünü ile sorun yaşıyorsunuz, çok acil etli kanlı canlı bir müşteri temsilcisine bağlanmak istiyorsunuz. Aradınız, şunun için  1’e bunun için 2’ye bla bla bla Oradan oraya savrulma vs.
Anne kızlık soyadı’nın bilmem kaçıncı harfi içi yapılan pazarlıklar, bin bir türlü güvenlik adımları falan belki de niye aradığınızı bile unuttunuz, hangi yıldayız? Cem Yılmaz misali 🙂

Peki neden markalaşmak?

Harbiden nedir bu markalaşma sevdası, herkeste bir aman abi bir an önce markalaşmak lazım. En kötü şunlar şöyle yapmış bizde oradan bir şeyler kopyalarız yolumuzu buluruz vs. vs. günü kurtarmak için düşünülen sığ şeyler. Markalaşma hamleleri yapmadan olmuyor mu? Yani dümdüz eski usul tekniklerle artık bir şeyler satılamaz mı? Tabi ki de satılır. Hatta belli bir müşteri kitlesine de ulaşılır. Peki ya daha sonra?

Sadelik güçtür, bu menü olsa bile!

Fast food satan yerlerde genelde sıra, gürültü, kaos çok olur. İnsanlarda genelde bir an önce bir menü seçip, hızlıca karnını doyurup gitme derdindedir. Ama genelde aşırı derecede menü fazlalığı, karmaşası ve kampanyası var ki kısa sürede kendisi için en mantıklısını seçip,karnınızı doyurup oradan çıkmak insanda adeta bir sınav stresi oluşturur…

”Marka Zirvesi” Notlarım

Boğaziçi Üniversitesi’nde ”Marka Zirvesi”vardı bu hafta. 3 gündü, 2 güne gidebildim. Bi Brand Week değildi belki, belkide ondan daha samimiydi. O bilet fiyatlarıyla canlıda izlemem zor görünüyor zaten Brand Week’i anca youtube’dan banttan. Konu pazarlama-marka olunca ortamda tutkulu ve meraklı insanların olmaması imkansızdı. Bu işi pratikte yapan üstadlarında anlattıklarını dinlemek, beslenmek, öğrenmek hafta sonu naaptın?? Sorusuna verilebilecek en güzel cevaptı…

Bir ”WEPUBLIC” Analizi

Bu hafta sonu Boyner grubunun son gözdesi turuncu, kırmızı gibi oldukça enerjik renklerden oluşan Wepublic’i inceleme fırsatı buldum. Wepublic ne mi? Wepublic tıpkı Boyner gibi (fakat daha üst segment) içerisinde çok sayıda markanın tek bir çatı altında toplanmış olduğu koca bir mağaza…
özgür, yaratıcı, samimi, ilham veren, eğlenceli bir insan olma çabasında en azından marka kişiliği olarak bu seçilmiş. Diğer alışveriş noktalarından ayrılmak istediği yer ise alışverişe deneyim ve samimiyet katmak…Peki ama nasıl ???

Yurt Dışı Pazarlama İzlenimlerim…kısa kısa

Kısa bir süre önce Fransa ve İtalya’yı kapsayan yaklaşık 2 haftalık bir yurt dışı seyahatim oldu. Burada Nice, Cannes, Monaco, Bologna ve Floransa’yı gördüm. Her ne kadar bu güzel şehirlerin önemli yerlerini tek tek görüp, keşfettiysem de Korkma! Buralarda şuraya gidin, bunu tadın, şunu yapmadan dönmeyin gibi tavsiyelerde bulunmayacağım. Onları zaten bir çok sitede, blogda çok iyi yapanlar var. Paylaşmak istediğim şeyler ülkemizde olmayıp (ya da benim denk gelmediğim) oralarda olan farklılıklar üzerine tabi pazarlama, marka penceresinden…derdim tam olarak da bu 🙂

Colin’s Mavi Jeans Reklamı Mı Yapıyor?

Baby did a bad bad thing, Baby did a bad bad thing, Baby did a bad bad thing… Chris isaak’ın, ünlü film ”Gözü Tamamen Kapalı” dan bildiğimiz o enfes şarkılı, Çağatay Ulus ve Victoria’s Secret meleklerinden Taylor Marie Hill’li son Colin’s reklamı son zamanlarda dert edindiğim şeylerden. Yazmalı,çizmeli bişeyler karalanmalı sanki…

Çok Ürün Hiç Ürün mü?

Mesela seçeceğim ürün bir kahve olsun yani o an içmek isteğin sadece sıcak bir kahve. İstek çok net: Sıcak bir kahve. Fakat bu sefer vanilyalı mı, karamelli mi, fındıklı mı, sütlü mü,sütsüz mü, sert mi, içimi yumuşak mı, üzeri köpüklü mü, büyük boy mu, küçük mü ,Kolombiya usulü mü yada Guatemala vs vs. bir kahve içmek bazen tamamen karmaşık bir hale gelir, kafa dağıtmaya gelmişsindir fakat kafan daha da karışır. Belki o havalı isimleri ilk defa duyuyorsundur ve sana en yakın gelen kelimelerden oluşan kahveyi seçer ve kurtulursun yada hiçbir sipariş vermeden usulca karanlığa karışırsın. Oysa istediğin sadece sıcak bir kahve iken. Hayat zor,karmaşık tamam fakat bir kahve içmekte bu kadar zor olmamalı. Biraz abartmış olabilirim ama sen ne demek istediğimi anladın 🙂

Apple taşta çıkarsa alır mıyız?

Apple kısa bir süre önce pazara sunacağı iPhone 6 dan daha üstün özelliklere sahip olan yeni modeli olan iPhone 6s i tanıttı. Tanıtımda da henüz piyasaya sürülmediği ifade edildi. Video da bu konu özetle; Amerika’da bir sokak röportajı yapılıp insanlara Apple’n yeni çıkardığı iPhone 6s henüz piyasaya çıkmadı fakat kendilerinde bu cihazdan test amaçlı olduğunu söyleyip cihazı kişilere denetmek üzerine kurgulanmış. Fakat küçük bir farkla. Apple’n 2007 yılında çıkardığı ilk iPhone telefonu, yeni çıkan iPhone 6s olduğunu söyleyerek insanlara denettiler. Ve ortaya çıkan sonuçlar inanılmazdı…

Marka İletişimi Açısından Hopi Dansı

Reklamlarını beğenmiştim. Şarkısını, melodisini sevmiştim. Survivor All Star’da Hopi’nin sponsorluğunda yapılan bir ödül oyunu sonrası ‘’Hopi Dansı’’ diye bir şeyin oluştuğunu görünce ise dikkatimi bi tık öteye taşıdım…

Çay’ın Starbucks’ı Dem Cafe Üzerine…

Nasıl ki Starbucks mağaza atmosferini pazarlamasının temeline oturtup, bizlere bin bir çeşit kahve içiriyorsa, ülkemizde de buna benzer sadece ürün değil, “atmosfer pazarlaması” nı markasının temeline oturtmuş mekanlar giderek artmakta.İşte Dem’de bunların en güzel örneklerinden…

Pazarlamacıların Meşhur Çiğ Köfteci Ali Usta’dan Hatırlaması Gereken 5 Şey

Üniversitelerde pazarlama-marka bölümlerinde bazı hocalar teorikle pratiği harmanlama adına öğrencilerine küçük küçük ödevler, projeler verir. Mesela AVM’lerde ki x mağazasının pazarlama-marka açısından mağaza atmosferi, markaya ait olan koku, görsellik, ürünlerin segmentasyonu, çalışanların ürünü sunumları, vitrin düzenlemeleri, ürün kampanyaları, markanın kişiliği, sloganları vs. bir çok açıdan incelenir. Ve bunlar hakkı ile yapıldığında son derece faydalı da olur. Tam da bu noktada değerli pazarlama üstadlarının bence listesine büyük harflerle ekleyebileceği oldukça farklı bir mekan Eminönü’ndeki Meşhur Çiğ Köfteci Ali Usta…

“Pekmezini İyi Yap, Sineği Bağdat’tan Gelir” ADhere Reklamcılık Günleri 2. Gün…

2. günün ilk konuşmacısı Kompüter reklam ajansının metin yazarı ve ortağı Umut Özsayar oldu. Konu başlığı “ Garanti Deneysel Bankacılık”. Bu reklam kampanyasının nasıl doğup, büyüdüğünü bize esprili bir dille anlattı. Hatta dikkatlerin dağıldığını gördüğü anlarda FİFA futbol oyununda sağ kanattan geliştirdiği etkili atakları da sunumunun içine kattı 🙂 Bu hamleleri gerçekten çok tuttum. Reklam Garanti Bankasında işe başlayan kardeşin havasını söndürme üzerine kurgulanmış. Ve mizahi bir yolla başarısızlık girişimleri anlatılmış.

“İyi İş Her Şeyi Çözer” ADhere Reklamcılık Günleri 1. Gün…

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve İşletme Kulübü’nün düzenlemiş olduğu ADhere reklamcılık günleri reklam ve marka dünyasının birbirinden değerli isimlerini buluşturdu. Bu etkinlik gerek üniversite gençliği için gerekse de iş hayatına yeni başlayan ve atılımlar peşinde olan gençler için bulunmaz bir fırsattı. Bu vesile ile marka ve ajans tarafından belki gündelik hayatta kolay kolay bir araya gelemeyeceğimiz kişilerle buluşma ve kendilerine soru sorma fırsatı doğmuş oldu.

Sıfırdan Marka Yaratma…Choice Bira Markalaşma Süreci

“Marka” tüketicinin zihninde inşa edilmeye çoktan başlamıştı. Soyuttu, hızlıca bilinçaltına yerleşiyordu. Bir kimliğe bürünmüştü ve tabi bunun altında birde kişiliğe. Duruşu, dillere destan bir imajı vardı. Kendine has bir dili, kokusu, rengi, söyleyecek sözleri vardı. Konumlandırma gibi her şeyin onun etrafında döndüğü sağlam da bir kalbi…

Donmayan markalardan en etkili 5 kar paylaşımı

Özellikle böyle soğuk ve karlı havalarda insanların internet kullanım oranları artmakta. Sosyal medyada bulunma ise tavan yapmakta. Bunu fırsat bilen markalar ise bilinirliklerini ve tüketici ile sıcak bir bağ oluşturup onlara dokunabilme fırsatını kaçırmayacaklardı. Merak edip Twitter’da bir çok markanın sayfasına girip hangi markalar ‘’kar’’ ile kendi markalarını ilişkilendirip tweet atmış diye bakınca açıkçası beklediğimden daha az marka’nın bu iletişimi sağladığını gördüm. Sanırım bir çok marka donmuş, çözülmeyi bekliyor 🙂

Koska tahin-pekmez, Nutella’ya rakip mi?

“Canınız çeker, çekmez koska tahin pekmez” jingle’lı reklamı ile tahin pekmezin mevcut kültürel konumlandırmasını arkasına alan Koska tahin pekmez artık sadece kahvaltılarda değil gün içerisinde, aralarda diğer bir ifadeyle canının çektiği her an bu doğal lezzeti tüketebilirsin mesajı vermekte…